2013
Nisan
 26
Okunma
3150
Sizden Gelenler
Yelda Öğretmen ve Ertuğrul
Yelda Öğretmen ve Ertuğrul

1980 yılında Eylül aylarının sıcak günleriydi… Ertuğrul şehrin 4-5 kilometre dışında tenha bir mahallede yaşıyordu. Şehirdeki okula başlamak onun için çok farklı bir hayat olacaktı.

 

Çünkü o daha küçük bir çocuktu. Ertuğrul beş kardeşli bir ailenin en küçük çocuğuydu. Ve henüz daha 5 yaşındayken annesini kaybetmiş, ancak hiçbir şeyin farkında bile olamamıştı. Sadece küçük bir çocuktu ve ölümün ne olduğunu bile doğru düzgün anlamıyordu.

Babası ise onlara tek başına bakamayacağı için başka bir kadın ile evlilik kararı almış ve çok zaman geçmeden de evlenmişti. Bu bakımdan da okul; onun hem sevmediği yeni annesinden uzaklaşmasını sağlayacak ve hem de yeni şeyler öğrenmesini daha hızlı bir şekilde devam ettirecekti.

 

Ertuğrul’un başlayacağı okula daha önceden ağabeyleride gittiği için ilk gün onunla okula ne annesi ne de babası gelmişti. Önceden öğrendiği birkaç harf ve 20’ye kadar saymayı biliyor olmak onu biraz rahatlatıyordu.

Okula gitmek için maalesef 3 kilometre yürümeleri gerekiyordu. Bu uzun ve yorucu yolculuktan sonra hayatında hiç görmediği kadar çok çocuğun bulunduğu okul bahçesinden 1-C sınıfına kendisi gibi sihay önlüklü beyaz yakalıklı ve hiç tanımadığı 40 öğrenci ile girmek hayatının unutulmaz anlarından biri olsa gerekti.

Bu şaşkın ve düşünceli bakışlar, daha sonra hiçbir zaman unutamayacağı insan olacak olan öğretmeni sınıfa girene dek devam etti. Ertuğrul’un öğretmeninin adı Yelda idi. Ve Ertuğrul daha ilk günlerden kıvrak zekası ve efendiliği ile öğretmeninin dikkatini çekmişti.

Ertuğrul’da öğretmenini çok sevmişti. Öğretmenini sevmesi onun sorumluluğunu belkide daha çok artırıyor, öğretmeninin de kendisini sevmesini istemesi nedeni ile ödevlerini yaparken daha bir özenerek yapıyor, sınavlarına ise herkesden daha çok çalışıyor, dersi can kulağıyla ve efendice dinliyordu.

Bu yolla öğretmeninin sevgisini ve takdirini kazanmaya çalışıyordu ki bunuda başarmıştı. “Babam o günlerde öğretmeni ile arasında oluşan o güçlü bağın, bugün hala devam ettiğini ve hayatının her döneminde Yelda öğretmeni sevip saymanın kendisine bir şekilde yardım ettiğine inandığını söyler.

O güçlü, sevgi ve saygı dolu bağın kişisel gelişimine dahi katkı yaptığını düşünür.” Ve Ertuğrul’un okul hayatı bu ilk günle başlamış oldu....

 Zeynep Hanne GÜRLEK




Önceki Yazı >>>>Sosyal Medyadan Atılan T.C tokadı
Sonraki Yazı >>>>Avuçlarıma Dolan Güzellik
Yazan:A.Gökhan AKIN
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
10 / 10    3 Kez oylandı



LÜFTEN YORUM EKLEYİNİZ

ETİKETLER:

Arşiv-2012
Arşiv-2013
Arşiv-2014
Arşiv-2015
Arşiv-2016
Arşiv-2017
Son Tweetler