2014
Mayıs
 08
Okunma
4968
Sizden Gelenler
Herkes Bir Şeye Adamıştır Kendini
Herkes Bir Şeye Adamıştır Kendini

Herkes bir şeye adamıştır kendini.
Hayatın bedelini ödeyeceğini öngördüğü hazineye…
Ben de adadım: Mükemmelliğe… Sadece bir sözcüğe… Kim tarafından okunduğuyla, ne kadar önem verildiği soruları arasında kalmış, kendisini buna göre 'hususî'leştiren bir sözcüğe…
Ama her şeyin O'nunla olmakla başlayıp, sonunda O'na ulaştırdığı bir tasavvur, insana bir sözcüğe sığdırılma külfetini yükleyebilir miydi, anlamıyordum.
Kemâlâtın kişilikte, duygularda, fikirlerde müdavim olması elzemdi. İnsan; hayata, arkadaşlığa, aşka  “mükemmil olurken mükemmel olma'' nazarıyla bakmalıydı. Yoksa “hiçbir şey”di. Bu tasavvurla donatılmamış her şey, aslında hiçbir şeydi. ''Kem-âlat'' ile “kemâlât” olmazdı.. Rakamlarla ölçülemeyen duygular, nâmütenâhi olmakla muvazzaf hisler; basitliklerle, kerih bir yaşantı ile bulandırılmazdı. Olması beklenen, olması gereken, mutluluk hülyalarını gerçekleştirme gâyesiyle donatılmış bir tasavvur olmadan, yapılmazdı. Hayatın bedeli bu kadar ucuz ödenmezdi.
Hayat, kendisine okuyan gözlerle bakılmasını beklerdi, sadece bakan gözlerle değil. Bu sebeple insan; içinde olduğu kadar hayatın, farkında olduğu kadar insanlığının mükemmelliğine adamak zorundaydı her şeyini. Hayatı 'ideal bir hayat' gibi yaşama derdi olan kişi için varlık, asla dünyaya adanamazdı.




Önceki Yazı >>>>Gözlerin Bayram Sabahı
Sonraki Yazı >>>>Zulüm
Yazan:Abdullah Boran
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
9 / 10    50 Kez oylandı



LÜFTEN YORUM EKLEYİNİZ

ETİKETLER:

Arşiv-2012
Arşiv-2013
Arşiv-2014
Arşiv-2015
Arşiv-2016
Arşiv-2017
Son Tweetler