2014
Kasim
 14
Okunma
3767
Sizden Gelenler
Elif bir yalnız ağaç
Elif bir yalnız ağaç

Elif, bir yalnız ağaç! Dalı yok, yaprağı yok. En son ağladığı günü düşündü:

Unuta unuta biriktirdiği hikâyesindeki bütün fenalıklar o gün dökülmüştü sahneye. Tevekkül kilidini üstüne vurup sakladığı ne varsa, artık yüzünde yaşayacağız ve saçlarında, diyor; çözemediği huzursuz bir dilde sürekli konuşuyordu. Onları geri göndermeyi düşünemeyecek kadar bitkindi. Madem onlar geldi, kendisi gitmeliydi. Kazdığı bütün geçitler kapanmıştı, gidemedi!

Rüzgarlı bir düzlükte üşüyordu şimdi. Hayatının dekoru azala azala nihayete ermişti. Başını yaslayacak bir taş bile yoktu, yıkıntısını kucaklayacak bir çift göz de.  Uykusuz bir gece sabah olurken fecrin yalancı aydınlığıyla yüzünü yıkadı. Görmekten nefret ettiği ağarmış saçlarına baktı, ilk kez onları yüzüne yakıştırdı.  Mümkün olan bütün güzelliklerin cenazesini selamladı bu kederli yüzde, burnu sızladı ve konuşmaya başladı gözlerindeki katilin siluetiyle:

-Ne kötü bir körlükmüş seninki, ne kırmızıyı bildin, ne maviyi, ne pembeyi

Aşık olamazsın

Merhem olamazsın

Hayal de kuramazsın…

Kim çaldı kelimelerini?

Onlar olmadan yaşayamazsın!

İki uzak yolcuyuz yan yana duran

Sana ellerimi uzatsam

Tutamazsın

Ki bir tek cümlen bile yok ‘’yakınlık’’la kurulan

Şizofrenik bir kafiye gibi takıldın dilime, istedim ki öldüğümü bil ve katilim olduğunu

Bir de bu cinayetten sorumlu tutulmayacak kadar yaşamadığını 




Önceki Yazı >>>>Vuslattan Feragat
Sonraki Yazı >>>>Öğretmen Motivasyon Masası
Yazan:Yasemin ÇİÇEK
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
6 / 10    11 Kez oylandı



LÜFTEN YORUM EKLEYİNİZ

ETİKETLER:

Arşiv-2012
Arşiv-2013
Arşiv-2014
Arşiv-2015
Arşiv-2016
Arşiv-2017
Son Tweetler